2020’lerin başında “sürdürülebilirlik” şirketler için kurumsal web sitelerinde şık bir menü başlığından ibaretti. Ancak bugün, 2026 itibarıyla geldiğimiz noktada durum tamamen değişti. Artık mesele sadece gezegeni korumak değil; şirketin finansal varlığını, ihracat kabiliyetini ve rekabet gücünü korumak. Paris Anlaşması’nın 1.5°C hedefi ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır vizyonu, sanayiciden perakendeciye kadar herkesin kapısını çaldı.
Eğer şirketiniz için hala somut, veriye dayalı ve finanse edilmiş bir İklim Geçiş Planı hazırlamadıysanız, sadece çevreye değil, şirketinizin geleceğine de riskli bir yatırım yapıyorsunuz demektir. Bu rehberde, akademik tanımlardan sıyrılıp, sahada uygulanabilir, denetçilerin ve bankaların görmek istediği gerçek bir yol haritasının nasıl çıkarılacağını tüm detaylarıyla ele alacağız.
İklim Geçiş Planı Nedir?

Basitçe ifade etmek gerekirse İklim Geçiş Planı; bir şirketin mevcut iş modelini, varlıklarını ve operasyonlarını, küresel ısınmayı 1.5°C ile sınırlandırma hedefine uygun hale getirmek için hazırladığı zamana dayalı eylem stratejisidir.
Ancak bu tanım, işin ciddiyetini anlatmakta bazen yetersiz kalıyor. Sahadaki tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Bu plan, şirketinizin **”Düşük Karbonlu Ekonomi”**ye geçiş vizesidir. Sadece bir niyet beyanı değil; “Ben 2030’da da, 2050’de de kâr eden, üreten ve büyüyen bir şirket olacağım” demenin finansal kanıtıdır.
İklim Geçiş Planı ile “Net Sıfır” Hedefi Arasındaki Farklar
| Özellik | Net Sıfır (Net Zero) Hedefi | İklim Geçiş Planı (Climate Transition Plan) |
| Niteliği | Bir varış noktası ve vizyondur. | O vizyona götüren detaylı yol haritasıdır. |
| Zaman Aralığı | Genellikle uzun vadelidir (2050). | Kısa ve orta vadelidir (1-5-10 Yıl). |
| İçerik | “Ne yapacağız?” sorusuna cevap verir. | “Nasıl, hangi bütçeyle ve ne zaman yapacağız?” sorusuna cevap verir. |
| Finansal Boyut | Genellikle genel bir taahhüttür. | CAPEX ve OPEX bütçeleri netleşmiştir. |
Yöneticilerin en sık karıştırdığı iki kavram budur. Net Sıfır (Net Zero), varmak istediğiniz varış noktasıdır. İklim Geçiş Planı ise sizi o noktaya götürecek olan navigasyon rotasıdır.
Birçok şirket “2050’de Net Sıfır olacağız” diyerek bir hedef koyar. Ancak yatırımcılar ve müşteriler artık bu uzak vaatlerle ilgilenmiyor. Onların sorduğu sorular şunlar:
- Önümüzdeki 3 yıl içinde emisyonlarını %10 azaltmak için hangi makineyi değiştireceksin?
- Bunun için bütçen (CAPEX) hazır mı?
- Yönetim kurulunda bu işin sorumlusu kim?
İşte İklim Geçiş Planı, bu soruların cevabını veren, kısa ve orta vadeli (2026-2030) somut adımları içeren belgedir.
Bir Niyet Beyanından Fazlası: Stratejik Yol Haritası
İyi hazırlanmış bir plan, şirketin sadece bacasından çıkan dumanı değil, satın aldığı hammaddeden sattığı ürünün raf ömrü sonundaki atık durumuna kadar her şeyi kapsar. Bu, iş stratejinizin ta kendisidir. Eğer strateji departmanınız ile sürdürülebilirlik departmanınız birbirinden habersiz çalışıyorsa, ortada geçerli bir plan yok demektir. Bu plan, üretimden pazarlamaya, insan kaynaklarından finansa kadar her birimin ortak anayasası olmak zorundadır.
Küresel Standartlar: CDP, TPT ve SBTi Çerçeveleri
Planınızı hazırlarken “bence böyle olmalı” diyemezsiniz. Dünyanın kabul ettiği, bankaların kredi verirken baz aldığı standartlar vardır. Türkiye’deki büyük ölçekli firmalar ve onların tedarikçileri için geçerli olan üç ana otorite şunlardır:
- CDP (Carbon Disclosure Project): Dünyanın en büyük çevre raporlama platformu. Şirketinizin iklim verilerini buraya raporlamanız beklenir.
- SBTi (Bilime Dayalı Hedefler Girişimi): Koyduğunuz hedefin “bilimsel” olup olmadığını onaylar. “Ben %3 azaltacağım” demek yetmez; bilim “Sektörün gereği %4.2 azaltman lazım” diyorsa, hedefiniz bu olmalıdır.
- TPT (Geçiş Planı Görev Gücü): Özellikle İngiltere ve Avrupa merkezli ticaret yapanlar için “altın standart” olarak kabul edilen raporlama çerçevesidir.
Şirketler İçin İklim Geçiş Planı Neden “Zorunlu” Hale Geliyor?
Eskiden “çevre dostu” olmak bir prestij meselesiydi. Ürünün üzerine yeşil bir yaprak ikonu koymak satışları artırabiliyordu. Ancak bugün konu pazarlamadan çıktı, tamamen finansal ve yasal bir zorunluluğa dönüştü. Neden mi?
AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması
Özellikle Avrupa Birliği ile ticaret yapan Türk ihracatçıları için en kritik konu SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması). Avrupa Birliği diyor ki: “Kendi sanayicimden karbon vergisi alıyorum, eğer sen de üretirken karbon salıyorsan, malını benim kapımdan sokarken o vergiyi ödeyeceksin.”
Eğer geçerli bir iklim geçiş planınız ve emisyon düşürme stratejiniz yoksa, ürünleriniz gümrükte ek vergilerle karşılaşacak ve Avrupalı rakiplerinize göre pahalı kalarak pazar kaybedeceksiniz. Demir-çelik, alüminyum, çimento gibi sektörlerle başlayan bu süreç, tekstil ve otomotiv gibi sektörlere doğru hızla genişliyor.
Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) Yükümlülükleri
Avrupa’daki yeni direktif (CSRD), şirketleri sadece finansal raporlarını değil, “sürdürülebilirlik raporlarını” da aynı titizlikle açıklamaya zorluyor. Bu direktif, tedarik zinciri etkisiyle Türkiye’deki şirketleri de bağlıyor. Büyük bir Alman otomotiv firmasına parça satıyorsanız, o firma CSRD kapsamında sizden verilerinizi ve azaltım planınızı isteyecektir. Veremezseniz, tedarikçi listesinden çıkarılma riskiyle karşı karşıyasınız.
Yeşil Finansmana Erişim: Bankalar ve Yatırımcı Beklentileri
Artık bankaya gidip “Yeni fabrika kuracağım, kredi verin” dediğinizde, kredi komitesi sizden ÇED raporunun ötesinde şeyler istiyor. Bankalar da kendi “yeşil varlık oranlarını” artırmak zorunda oldukları için, iklim planı olan, riski düşük şirketlere daha düşük faizli “yeşil krediler” (Green Loans) veriyor. Planı olmayan şirketler ise “yüksek riskli” kategorisinde değerlendirilip finansmana çok daha pahalıya erişiyor.
Tedarik Zinciri Baskısı ve Kurumsal İtibar Yönetimi
B2B (Şirketten Şirkete) çalışan bir firmaysanız, müşterileriniz artık kendi Kapsam 3 emisyonlarını düşürmek için sizi sıkıştırıyor. Çünkü sizin karbon ayak iziniz, onların karbon ayak izi demek. Küresel markalar, 2030 hedeflerini tutturabilmek için tedarikçilerini “eleyen” ve “dönüştüren” bir sürece girdi. Bu trendin dışında kalmak, masanın dışında kalmak demektir.
Adım Adım İklim Geçiş Planı Nasıl Hazırlanır?
Teori bitti, şimdi pratiğe geçelim. Bir danışman olarak masaya oturduğumda izlediğimiz yol haritası 5 temel adımdan oluşur. Bu adımları atlamadan uygulamak, planın başarısı için hayati önem taşır.
| Dönem | Odak Alanı | Kritik Aksiyonlar |
| 1. Yıl (Hazırlık) | Veri & Altyapı | Emisyon envanteri hesaplama, Sıfır Atık Kutuları yerleştirilmesi, personelin eğitilmesi. |
| 2. Yıl (Uygulama) | Enerji & Verimlilik | LED dönüşümü, makine parkuru optimizasyonu, atık ayrıştırma veriminin %60’a çıkması. |
| 3. Yıl (Yatırım) | Yenilenebilir Enerji | Çatı GES projelendirme, elektrikli araç filosuna geçiş başlangıcı. |
| 4. Yıl (Genişleme) | Tedarik Zinciri | Tedarikçilerden emisyon raporu isteme, lojistik optimizasyonu. |
| 5. Yıl (Hedef) | İlk Hedef Kontrolü | 2030 hedeflerine uyum kontrolü, sürdürülebilirlik raporunun yayınlanması. |
1. Adım: Mevcut Durum Analizi ve Emisyon Envanteri
| Emisyon Kapsamı (Scope) | Tanım | Örnek Kaynaklar | Eylem Planı Örneği |
| Kapsam 1 (Doğrudan) | Şirketin kendi varlıklarından kaynaklanan emisyonlar. | Şirket araçları, jeneratörler, ısıtma kazanları, üretim bacaları. | Araç filosunu elektriklileştirmek, kazan bakımını yapmak. |
| Kapsam 2 (Dolaylı Enerji) | Satın alınan enerjinin üretimi sırasında oluşan emisyonlar. | Şebekeden çekilen elektrik, satın alınan buhar veya soğutma. | Çatı GES kurulumu, I-REC sertifikalı yeşil enerji satın alma. |
| Kapsam 3 (Değer Zinciri) | Şirketin kontrolünde olmayan ancak faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlar. | Satın alınan hammaddeler, nakliye, personel servisi ve Atık Bertarafı. | Sıfır Atık Yönetim Sistemi kurmak, tedarikçi denetimi. |
Nerede olduğunuzu bilmeden, gideceğiniz rotayı çizemezsiniz. İlk iş, şirketin röntgenini çekmektir. Bu aşamada sera gazı emisyonlarınızı uluslararası “GHG Protokolü”ne göre üç kapsamda hesaplamanız gerekir:
- Kapsam 1 (Doğrudan Emisyonlar): Şirketinize ait araçların egzoz gazları, kazanlarda yakılan doğalgaz, jeneratör yakıtları. Yani doğrudan sizin yaktığınız ve havaya saldığınız her şey.
- Kapsam 2 (Dolaylı Enerji Emisyonları): Satın aldığınız elektrik veya buhar. Siz yakmıyorsunuz ama sizin için santralde yakılıyor.
- Kapsam 3 (Diğer Dolaylı Emisyonlar – Değer Zinciri): İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer burasıdır. Satın aldığınız hammaddenin üretilirken yaydığı emisyon, çalışanlarınızın işe gelirken kullandığı servisler, sattığınız ürünün kargo süreci ve en önemlisi oluşan atıkların bertarafı.
Birçok şirket Kapsam 1 ve 2’yi hesaplayıp işin bittiğini sanır. Oysa bir şirketin emisyonlarının ortalama %70-80’i Kapsam 3’te, yani tedarik zinciri ve atık yönetimindedir.
2. Adım: Bilime Dayalı Hedeflerin Belirlenmesi
Envanter çıktıktan sonra hedef koyma zamanı gelir. Ancak “Elimden geleni yapacağım” demek bir hedef değildir. Hedefler SMART (Spesifik, Ölçülebilir, Ulaşılabilir, İlgili, Süreli) olmalıdır.
SBTi (Science Based Targets initiative) standartlarına göre;
- Kısa Vadeli Hedef (Örn: 2030’a kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını %42 azaltmak).
- Uzun Vadeli Hedef (Örn: 2050’ye kadar Net Sıfır’a ulaşmak).
Bu hedefleri koyarken sektörünüzün büyüme projeksiyonunu da hesaba katmalısınız. Büyürken emisyonu azaltmak (decoupling), gerçek başarıdır.
3. Adım: Dekarbonizasyon Stratejilerinin Belirlenmesi
Hedefi koyduk, peki nasıl yapacağız? Burası mühendisliğin konuştuğu alandır. Emisyonları azaltmak için şirketinize uygun “kaldıraçları” belirlemeniz gerekir:
- Enerji Dönüşümü: Çatıya Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurmak veya “Yeşil Tarife” (I-REC sertifikalı elektrik) kullanmak.
- Enerji Verimliliği: Eski motorları verimli sınıflarla değiştirmek, fabrikada ısı geri kazanım sistemleri kurmak, LED aydınlatmaya geçmek.
- Lojistik Optimizasyonu: Rota optimizasyonu yapmak veya elektrikli araç filosuna geçiş.
- Döngüsel Ekonomi ve Malzeme Yönetimi: Üretim firesini azaltmak, geri dönüştürülmüş hammadde kullanmak ve atık yönetimini optimize etmek.
Bu stratejiler arasında genellikle en hızlı geri dönüşü (Quick Win) sağlayan alan, doğru bir atık yönetimi ve geri dönüşüm sistemi kurmaktır. Çünkü bu, büyük yatırım maliyetleri gerektirmeden, operasyonel disiplinle hemen sonuç alabileceğiniz bir alandır.
4. Adım: Finansal Planlama (CAPEX ve OPEX Yönetimi)
Mühendislik çözümleri masaya konduğunda, yönetim kurulunun soracağı ilk soru şudur: “Bunun bize maliyeti ne?” İklim geçiş planı, finansal gerçekliklerden kopuk bir dilek listesi olamaz. Planınızın inandırıcı olması için bütçesinin netleştirilmesi gerekir.
- CAPEX (Yatırım Harcamaları): Yeni makine alımları, güneş paneli kurulumu veya fabrika genelinde atık yönetim altyapısının yenilenmesi (örneğin eski çöp kovalarının modern ayrıştırma istasyonlarıyla değiştirilmesi) bu kaleme girer.
- OPEX (İşletme Giderleri): Yeşil enerji tarifesi farkları, karbon yönetim yazılımı lisansları veya sürdürülebilirlik danışmanlık ücretleri.
Finansal planlamada “eylemsizlik maliyetini” de hesaplamalısınız. Yani, “Bugün bu yatırımı yapmazsak, yarın ödeyeceğimiz karbon vergisi ne kadar olacak?” sorusunun cevabı, yatırımın kendini ne kadar sürede amorti edeceğini gösterir.
5. Adım: Yönetişim, İzleme ve Şeffaf Raporlama
Planı hazırladınız, peki kim uygulayacak? İklim planının başarısız olmasının en büyük nedeni, sahipsiz kalmasıdır. Başarılı bir yönetişim yapısında:
- Liderlik: CEO veya Yönetim Kurulu seviyesinde bir sorumlu atanmalıdır.
- Teşvik (KPI): Yöneticilerin primleri, sadece satış hedeflerine değil, emisyon azaltım hedeflerine de bağlanmalıdır.
- İzleme: Yılda bir kez değil, aylık periyotlarla enerji ve atık verileri takip edilmelidir.
İklim Planının Temel Taşı: Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi
İşte planın en kritik, ancak çoğu zaman en çok ihmal edilen noktasına geldik. Birçok şirket güneş paneli kurmayı “iklim planı” zanneder. Oysa “Döngüsel Ekonomi” prensiplerini uygulamadan, yani atıklarınızı yönetmeden gerçek bir sürdürülebilirlikten bahsedemezsiniz.
Neden mi? Çünkü “en temiz atık, hiç oluşmayan atıktır; ikincisi ise hammaddeye dönüşen atıktır.”
Karbon Ayak İzini Azaltmada “Sıfır Atık” Yaklaşımının Rolü
| Kriter | Geleneksel Çöp Yönetimi (Eski Usul) | İklim Dostu Döngüsel Yönetim (Yeni Nesil) |
| Toplama Yöntemi | Tek bir kovada karışık toplama. | Kaynağında ayrıştırılmış çoklu üniteler. |
| Atık Kaderi | Düzenli depolama sahası (Çöplük). | Geri dönüşüm tesisleri ve hammaddeye dönüşüm. |
| Emisyon Etkisi | Yüksek metan gazı oluşumu (Kapsam 3 artar). | Emisyon azaltımı ve karbon kredisi kazanımı. |
| Ekipman Tercihi | Kısa ömürlü plastik kovalar. | Uzun ömürlü, paslanmaz, kurumsal atık istasyonları. |
| Maliyet Etkisi | Sürekli atık vergisi ve bertaraf ücreti. | Atıktan ekonomik değer kazanımı. |
Şirketinizin karbon ayak izinin (özellikle Kapsam 3 emisyonlarının) önemli bir kısmı atıklarınızdan gelir. Düzenli depolama sahalarına (çöplüklere) giden her kilogram atık, metan gazı oluşumuna neden olur. Metan, karbondioksite göre atmosferi ısıtma potansiyeli 28 kat daha yüksek olan tehlikeli bir gazdır.
Sıfır atık yönetim sistemi kurduğunuzda, bu atıkların çöpe gitmesini engeller, ekonomiye “ikincil hammadde” olarak kazandırırsınız. Bu, şirketinizin dolaylı emisyonlarını (Scope 3) dramatik şekilde düşürür ve raporlarınızda “Emisyon Azaltım Faaliyeti” olarak puan kazandırır.
Atıkların Kaynağında Ayrıştırılması Neden Hayatidir?
Bir kağıdı, bir elma kabuğuyla aynı kutuya atarsanız, o kağıt kirlenir (kontamine olur) ve geri dönüştürülemez hale gelir. Artık o bir hammadde değil, sadece “çöp”tür. Bu yüzden ayrıştırma işlemi, atık tesisinde değil, atığın oluştuğu ilk noktada, yani ofis masasının yanında veya üretim bandının ucunda yapılmalıdır.
İklim planınızda şu cümleye mutlaka yer vermelisiniz: “Atık geri kazanım oranımızı %30’dan %85’e çıkarmak için kaynağında ayrıştırma altyapımızı modernize edeceğiz.”
Ofis ve Fabrikalarda Doğru Geri Dönüşüm İstasyonları Nasıl Kurulur?
Peki, bu modernizasyon nasıl olmalı? Sürdürülebilirlik sadece kağıt üzerinde kalmaz, fiziksel ekipmanla sahaya iner. Burada kullanılan ekipmanın kalitesi, şirketinizin bu işe verdiği ciddiyeti gösterir.
- Görünürlük ve Erişim: Çalışanların elindeki atığı doğru yere atması için, geri dönüşüm üniteleri (kağıt, plastik, cam, metal, organik) kolay erişilebilir noktalarda olmalıdır. Renk kodları uluslararası standartlara uygun olmalıdır (Örn: Kağıt için mavi, plastik için sarı).
- Malzeme Kalitesi ve Sürdürülebilirlik: İklim planı hazırlayan bir şirketin, her yıl kırılıp yenilenmesi gereken plastik kovalar kullanması tezat oluşturur. Paslanmaz çelik geri dönüşüm kutuları, uzun ömürlü yapıları (dayanıklılık) ve malzemenin kendisinin de %100 geri dönüştürülebilir olması nedeniyle “Yeşil Satın Alma” politikalarına en uygun tercihtir. Paslanmaz çelik, hijyeniktir, koku yapmaz ve yangın riskine karşı güvenlidir.
- Tasarım ve Kurum Kültürü: Şık ve kurumsal kimliğe uygun tasarlanmış “Sıfır Atık İstasyonları”, çalışanlara “Biz bu işi önemsiyoruz” mesajını verir ve katılımı artırır.
Atık Yönetimi Verilerinin Sürdürülebilirlik Raporlarına Entegrasyonu
İklim geçiş planı “veri” ile çalışır. “Çok geri dönüşüm yaptık” demek yetmez. “Bu yıl 5 ton kağıdı geri dönüştürerek 85 ağacın kesilmesini önledik ve X ton karbon tasarrufu sağladık” demelisiniz.
Bunu diyebilmek için, atık ünitelerinizden çıkan atıkların düzenli olarak tartılması ve kayıt altına alınması gerekir. Kurduğunuz sistem ne kadar düzenli olursa (örneğin her atık türü için ayrı ve net hazneler), elde edeceğiniz veri o kadar saf ve güvenilir olur. Denetçiler geldiğinde bu verileri kanıt olarak sunarsınız.
Sektörel Bazda İklim Geçiş Stratejileri ve Örnekler
Her sektörün iklim planı parmak izi gibi farklıdır. Ancak temel prensipler benzerdir.
Üretim ve Sanayi Sektörü İçin Geçiş Öncelikleri
Fabrikalar için öncelik “enerji verimliliği” ve “proses optimizasyonu”dur.
- Isı yalıtımı ve atık ısı geri kazanımı.
- Kömür kazanlarının elektrikli veya biyokütle sistemlere dönüşümü.
- Endüstriyel atıkların (metal talaşı, yağlı atıklar vb.) tehlikeli atık yönetmeliğine uygun ayrıştırılması.
Hizmet ve Ofis Bazlı İşletmeler İçin Yeşil Dönüşüm
Plazalarda, bankalarda veya teknoloji şirketlerinde üretim bacası yoktur. Burada en büyük emisyon kaynakları: İklimlendirme (klima), veri merkezleri (server) ve ofis atıklarıdır.
- Kağıtsız ofis politikasına geçiş.
- Kişisel çöp kovalarının kaldırılıp, ortak alanlarda merkezi sıfır atık istasyonlarına geçilmesi. (Bu hamle, hem poşet tüketimini azaltır hem de ayrıştırma verimini %100 artırır).
- Personel servislerinin optimizasyonu.
Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi
Lojistik firmaları için en büyük kalem yakıttır.
- Euro 6 veya elektrikli araç filosu yatırımları.
- Depo çatılarında GES kullanımı.
- Ambalaj atıklarının (palet, streç film) geri toplanması ve yeniden kullanımı (Tersine Lojistik).
İklim Geçiş Planı Hazırlarken Yapılan En Büyük Hatalar
Yüzlerce sayfalık raporlar hazırlayıp başarısız olan şirketlerin düştüğü ortak tuzaklar şunlardır:
Greenwashing (Yeşil Aklama) Tuzağına Düşmek
Eğer planınızda somut veri yoksa, sadece “doğa dostuyuz” gibi süslü cümleler varsa, bu “yeşil aklama” olarak algılanır. Tüketiciler ve yatırımcılar artık bunu çok kolay fark ediyor ve markayı cezalandırıyor. Yaptığınızı yazın, yapacağınızı veriye dayandırın.
Sadece Kapsam 1 ve 2’ye Odaklanıp Tedarik Zincirini Unutmak
Daha önce de belirttiğimiz gibi, buzdağının görünmeyen kısmı Kapsam 3’tür. Tedarikçilerinizi eğitmeden ve atıklarınızı yönetmeden iklim hedeflerini tutturamazsınız.
Çalışan Katılımını ve Kurum Kültürünü İhmal Etmek
Dünyanın en iyi planını da yazsanız, sahada atığı kutuya atacak olan personelinizdir. Eğer onlara kullanımı zor, karmaşık veya yetersiz ekipman sunarsanız, sistem işlemez. Çalışanlara eğitim verilmeli ve kullanımı en kolay, ergonomik atık üniteleri sağlanmalıdır.
Sonuç: Geleceğe Uyum Sağlayan Şirketler Ayakta Kalacak
İklim Geçiş Planı, dünyayı kurtarmakla ilgili olduğu kadar, şirketinizin bilançosunu kurtarmakla da ilgilidir. 2026 ve sonrasında, düşük karbonlu ekonomiye uyum sağlayamayan şirketler, tıpkı dijitalleşmeye ayak uyduramayanlar gibi tarih sahnesinden silinme riskiyle karşı karşıya kalacak.
Büyük dönüşümler, küçük ve somut adımlarla başlar. Bugün fabrikanızın çatısına güneş paneli kuramıyor olabilirsiniz; ancak ofisinizdeki, yemekhanenizdeki veya üretim hattınızdaki atık yönetimini optimize ederek hemen yarın karbon ayak izinizi düşürmeye başlayabilirsiniz.
Doğru strateji, doğru ekipman ve kararlı bir yönetimle, bu zorlu geçiş sürecini şirketiniz için büyük bir fırsata dönüştürebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İklim geçiş planı hazırlamak yasal bir zorunluluk mu?
Şu an için Türkiye’de her şirket için zorunlu olmamakla birlikte, AB ile ticaret yapan, belirli bir cironun üzerindeki firmalar (SKDM ve CSRD kapsamında) ve halka açık şirketler için dolaylı bir zorunluluk haline gelmiştir. Yakın gelecekte yerel mevzuatın da bu yönde şekillenmesi beklenmektedir.
KOBİ’ler için iklim planı maliyetli mi?
Tam kapsamlı bir plan danışmanlık maliyeti getirebilir ancak “Sıfır Atık Belgesi” almak, enerji tasarruflu aydınlatmaya geçmek gibi düşük maliyetli adımlarla sürece başlanabilir. Bu yatırımlar enerji ve hammadde tasarrufu ile kendi maliyetini çıkarır.
SKDM (Sınırda Karbon Vergisi) ne zaman başlıyor?
Uygulama aşamalı olarak başladı. 2023 Ekim ayında raporlama dönemi başladı, 2026 yılı itibarıyla ise mali yükümlülüklerin (vergi ödemelerinin) devreye girmesi planlanmaktadır.
Sıfır atık belgesi almak iklim planı için yeterli mi?
Hayır, tek başına yeterli değildir ancak çok önemli bir parçasıdır. Sıfır Atık Belgesi, atık yönetimi (döngüsel ekonomi) bacağını kapsar. İklim planı ise enerji, lojistik ve ürün tasarımı gibi daha geniş bir çerçeveyi içerir. Ancak sıfır atık sistemi, iklim planının “somut kanıtı” olarak en güçlü elinizdir.





